26 Şubat 2012 Pazar

bilge müzik merkezi kursu not

Kurs : ÖZEL BİLGE MÜZİK MERKEZİ
Yer : PENDİK
Hoca : Serdar HARMAN



Kursiyerler : Mehmet UZER,İlter DURMAZ
Hazırlayanlar : Mehmet UZER,İlter DURMAZ
İlk Yayım Tarihi: 04.10.2008
2.Ders Tarihi : 11.10.2008
Seviyemiz : Notaları porte üzerinden okuyabiliyoruz.Tezene yönlerine uymadan aşağı-yukarı şeklinde parçaları çalabiliyoruz.Birçok parçayı kulaktan dolma da çalabiliyoruz.

1.DERS


Bağlamanın Tarihçesi:


Bağlama benzeri çalgıların, literatürdeki adı, "lut" olarak geçmektedir. Lut adı, arapça "el-ud"dan gelmektedir. Endülüs kültürü aracılığıyla bu isim Avrupa kültürüne geçmiş ve lut, lavta gibi adlara dönüşmüştür.

Telli çalgılar içinde bir familya olarak lutlar, "uzun lutlar" ve "kısa lutlar" olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Uzun lutlarda ana özellik, gövdelerinin dar, küçük ve saplarının uzun olması iken, kısa lutlarda gövdeler geniş, büyük ve saplar da kısadır. Uzun saplı lutların tarihsel olarak görüldükleri ilk kaynak, MÖ. 3. bine ait, Akad devri silindir mühürleridir.

Özellikle MÖ. 2. binden başlayarak, küçük yapılı uzun saplı lutlar, Doğu Akdeniz, Mezopotamya ve Doğu Asya'da bulunmuştur.Bu türlerin bilinen en eski örnekleri, MÖ. 1730-1580 tarihlerinde Mısır' da görülmüştür. Bunlar saplarının uç kısmına doğru sivrilen örneklerdir. Çeşitli arkeolojik kaynaklarda, çalgının, üzerine bağlanmış bir mızrapla veya çalanın bileğine bağlanmış bir tel aracılığıyla çalındığı görülmektedir.

Bağlama benzeri çalgıların Anadolu'da bulunan en eski örnekleri ise, MÖ. 1680-1375 tarihlerinde, Eski Hitit Dönemi'ne aittir. Ayrıca, Zincirli ve Kargamış'ta (G. Antep) da, Geç Hitit Dönemi'ne ait çeşitli kabartma taş levhalar üzerinde de bu tip çalgılara rastlanmıştır. Bu tür çalgıların Frigler ve Lidyalılarca kullanıldığı bilinmekteyse de, Urartu kaynakları hala açıklık kazanmamıştır.

Bizans döneminde, 5. yüzyıla ait mozaikler üzerinde, "pandura" adı verilen, üç telli ve perdesiz örneklere rastlanmaktadır. Bu ve perdesiz örneklere rastlanmaktadır. Bu mozaik, Selçukluların Anadolu'ya gelişinden önce de, bu tür çalgıların Anadolu'da kullanılmakta olduğunu bizlere göstermektedir. L. Picken'a göre, uzun saplı lutların asıl kaynak yeri, Suriye ve çevresidir. Bu tip çalgılar, olasılıkla 2500 yıl önce Asya'ya geçmişti. Çünkü 2. ve 3. yylarda, benzer çalgılara Çin'de de rastlanmaktaydı.

Bağlama benzeri çalgıların batıya yeniden getirilişleri, Türkler aracılığıyla olmuştur.
Asya Türkleri arasında, bağlamaya benzeyen ilk örnekler, eski Kırgız Türklerinin yerleşim alanı olan Hakas bölgesinde bulunmuştur. İki telli olan bu örneklerin perdeleri yoktur. Bu çalgının perdeli örneklerine günümüzde "dutar (ikitelli)" denilmektedir. Genel olarak Asya Türkleri, bağlama tipli telli çalgılara "kopuz" yada "komıs" adını vermektedir. Asya kopuzlarında, tel sayısı ikiden fazla olanlara da (tanbura anlamında) "dambra" ya da "dombra" denilmektedir. Gürcüler, bu tip çalgılara "pandur" demektedirler. Bu ilişki ve benzerlikler, "pandura" ile "tanbura" arasındaki paralelliğe ve yaygınlığa dikkatimizi çekmektedir. Balkanlarda, tambura, buzuki (bozuk!), dvotelnik (ikitelli), kitelis (ikitelli, çiftetelli) adı verilen örneklere rastlanmaktadır.

Günümüzde özellikle Balkanlardan başlayarak, Anadolu, Suriye Irak, Gürcistan, Ermenistan Azerbaycan ve Asya'ya uzanan bölgede karşımıza çıkan bu tür çalgıların yayılmasında, Osmanlı Türkleri'nin de etkili olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle batıya doğru olan yayılma, hemen tümüyle Osmanlılar eliyle sağlanmıştır

Anadolu'da, bağlama ailesi çalgıların, olağanüstü bir çeşitlilik sunması ve hemen her yörede kullanılması, çalgının "yerli"liği adına önemlidir. Anadolu sazlarında, bu türden çalgıların adlandırılmasında, farklı yöntemler uygulanmıştır. Sözgelimi tel sayısına göre, boyutuna göre, çalındığı akorda, hatta çalındığı yere göre yapılan adlandırmalar vardır.

Tel sayısına göre yapılan adlamada, önceleri arapça-farsça adlamalar yaygınken (dütar, setar, cıhartar, pençtar, şeştar gibi), bunun yerini, türkçe adlamalar almıştır. Anadolu sazları arasında, adları, "ikitelli"den "onikitelli"ye kadar değişen örnekler saptanmıştır. Bu arada, tel sayılarına göre yapılan adlamanın yerini, giderek çalgının boyuna, çalındığı akorda yada çalındığı yere göre yapılan adlamanın aldığı görülür. Sözgelimi cura, ırızva, bağlama, bozuk, tanbura, çöğür, divan sazı, meydan sazı gibi adlar, hep çalgının boyutunu esas alan bir anlayışın örnekleridir. Bağlama, bozuk, abdal gibi adlar, özel bir boyut bildirmenin yanısıra, belirli bir akort türüne de işaret etmektedir. Divan sazı, meydan sazı gibi örnekler, çalgının icra edildiği, mekansal büyüklüğe de çağrışım yapmaktadır.

Anadolu sazlarındaki bu adlamaların tarihsel gelişimini incelerken, yararlanılan önemli kaynakların başında, halk ozanlarının şiirleri gelmektedir.
Yunus Emre'den (13. Yy.) başlayarak, kopuz, çeşte (şeştar-altıtelli), tanbura, cura, bağlama, çögür, gibi adların, sıkça bu metinlerde geçtiği görülür. Kazak Abdal, Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Emrah, Kerem gibi daha pekçok ozan, hayatlarını paylaşan, bu "sadık dost" için, şiirler söylemişlerdir.


Bağlamayı Tanıyalım:



Bağlama Tutuş Pozisyonu:



Tezene Tutuş Pozisyonu:



Sol El Tutuş Pozisyonu:





Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 705x212 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 778x338 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


NOTA TARİHÇESİ:

Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır… O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır.

Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamaları onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle ‘bilgi seven’ anlamındaki ‘filozof sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu.

Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının, demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.

Batı müziği 9. yüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu. 9. yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.

Arezzo’lu Guido’nun (Gui d’Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi. 11. yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,….) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,….) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.

Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yükseklik, süre, şiddet ve tını. Bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.

Çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. Do, re, mi, fa, sol, la, si. İngilizce’de ve Almanca’da ise notalar harflerle gösterildi(C=do, D=re, E=mi, F=fa, G=sol, A=la, B=si-ing.-, H=si-alm.-).

Nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. Sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığından 12. yüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. Almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.

Si’ hariç diğer notaların isim babası Gui d’Arezzo’dur. Arezzo bu adları Aziz lohannes Battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman ‘B’ olarak kalmış, sonradan 13. yüzyılda Sanete lohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ’si’ adını almıştır.

Notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. Notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. Nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.

Nota Değerleri

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 702x498 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


Kısa Sap Bağlama Düzeni:




Sol El Parmak Numaraları:




Dörtlük Ve İki Sekizlik Nota Kümelerinin Okunuş Ve Çalınışları:



:II = Röpriz


Tezene Vuruş Yönleri

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 800x250 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



Kişisel Yorumumuz: Tezene vuruş yönlerine uymakta oldukça sıkıntı çekmekteyiz.Hocamız doğrusunun yönlere uyarak çalmak olduğunu ve zamanla bu yeteneği kazanacağımızı söyledi.

1. Egzersiz:

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 697x257 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



Verilen egzersizlerin çok önemli olduğunu ve bıkıncaya kadar çalmamız gerektiği hoca tarafından bildirildi.

Verilen İlk ESER: Kırım Türküsü ,Kayadan İndim Bugün

Notası:

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 811x1024 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın





Önemli Not:

1) Dersler haftalık olarak yayınlanacaktır.
2) Tüm eserler belirtilen tezene vuruşlarına uyularak çalınacaktır.
3) Eser Bağlama ile çalınırken uzun süreli bir notadan (a) sonra ,kısa süreli (b) nota geliyorsa tezene a'ya üsten b'ye alttan vurulur.
4) Eser bağlama ile çalınırken önce 1. dolap, röprizden sonra 2. dolap çalınır.


2.DERS

Tarih: 11.10.2008

3.Ders Paylaşım Tarihi: 18.10.2008


İkinci derse başlamadan önce Hocamız Sayın Serdar HARMAN’ın ders işleme yöntemini kısaca anlatmak istiyorum.

1) Hocamız tümevarım yöntemini kullanıyor,Yani parçalardan bütüne ulaşma metodu.
2) Öğreteceği eserin ismini başlangıçta kesinlikle vermiyor.İlk notalar eseri çağrıştırıyorsa, o bölümün notalarını daha sonra yazıyor.
3) İkinci derse başladığımız zaman ilk önce verdiği egzersizi çalmamızı istiyor hatalar görürse tekrar nasıl çalınması gerektiğini gösteriyor.Daha sonra bir önceki ders verdiği eseri çalmamızı denetliyor.
4) Her dersin sonunda mutlaka egzersiz veriyor .Egzersizleri kesinlikle ihmal etmememiz gerektiğini söylüyor.
5) Dikkatimizin dağıldığını anladığı an konservatuar yıllarında veya diğer bağlama sanatçılarıyla yaşadıklarını bizimle paylaşıyor.

Damüstüne Çul Serer:





Egzersiz 2



NOT: Hocamız bu egzersizin çok çok çok … önemli olduğunu ve hergün mutlaka çalmamız gerektiğini ve çalarken başından sonuna kadar tezene yönlerine mutlaka uymamız gerektiğini söyledi.


3. DERS

Tarih: 18.10.2008
4. Ders Paylaşım Tarihi: 25.10.2008

Başlangıç Notu:

Sevgili Arkadaşlar her ders 2 (iki) saatten oluşmaktadır.

Verilen Eser: Bergama Gaydası



Lütfen tezene yönlerine uyarak çalınız.

Egzersiz 3



İlk önce 1 nolu parmakla 3. nolu yerde (mi notasının olduğu yer) alt telde (a) ya yukarıdan aşağıya, orta telde(b) aşağıdan yukarıya,daha sonra üst telde (c) yukardan aşağıya ve son olarak orta telde (b) aşağıdan yukarıya çalıyoruz.
Ara vermeden 2 nolu parmakla 4 nolu yere geçiyoruz ve aynı hareketleri burada (fa notasının olduğu yer) yapıyoruz.
Yine ara vermeden aynı hareketleri 7 nolu yerde 4 nolu parmakla (sol notasının olduğu yer) de tekrarlıyoruz.

Çalma sırası: 3-4-7 7-4-3 3-4-7 7-4-3 şeklinde devam ediyor.


4.DERS

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 745x1024 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın





5.DERS

Yayım tarihi: 17 Kasım 2008
6.Ders Yayım Tarihi:22 Kasım 2008

Kısa Not:

Sevgili Arkadaşlarımız Sitemizde ki çalışmalardan dolayı Kurs Dersleri Paylaşımına istemeden ara vermek zorunda kaldık.


Verilen Eser: Maltya Malatya

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1024x689 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



ÖNEMLİ NOT:

1) re ( x,z ) notasını çalarken tezene ile tele vurduktan sonra diğer tellerin üzerine yumuşak bir şekilde kapatarak ses yayılımınının tamamlanmasını engelliyoruz.

2) do (x) notasını çalarken baş parmağımızı kullanabileceğimiz gibi yüzük parmağımızı da kullanabiliriz.Kişisel görüşümüz yüzük parmağının kullanılmasıdır.

3) mi,mi,mi,mi (a,b,c,d) notalarını çalarken (a) yı uzatarak,(b) ye gelince sanki ne çalacağımızı unutmuş gibi çok kısa duraklayıp (c) ve (d) yi normal çalıyoruz. ( Aynı şekilde eserin sonundaki la,la,la,la karar notalarınıda bu şekilde icra ediyoruz.)



Egzersiz:


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1020x325 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


DERS: 6

Yayım Tarihi : 22 Kasım 2008
7.Ders yayım Tarihi: 29 Kasım 2008




Çalışmamıza başınından beri verilen egzersizleri çalarak başladık.

Verilen Eser: Hacel Obası





Önemli Not:

1)Dikkat edeceğimiz 3. ölçüdeki kısmı (fa-mi-re-mi) çalarken fa notasını çaldıktan sonra mi-re notasını tek notaymış gibi çalıp arkasında mi notasını çalmaktır.
2)Aynı şekilde 9. ölçüde ki (re-mi-re-mi) notasını çalarken re notasını çaldıktan sonra mi-re notasını tek notaymış gibi çalıp arkasından mi notasını çalmaktır.

Eserin Bağlama İle İcrası:



Egzersiz:





DERS 7

Paylaşım Tarihi:29.11.2008
8.Ders Yayım Tarihi:06.01.2009

Verilen Eser 1.Eser eğmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme


Eserin Notası:




Önemli Not : Eseri bağlama ile çalarken lütfen aşağıda ki video dan takip ediniz.Eser eğitim amaçlı ve sade olarak kısa sap bağlama ile icra edilmiştir.

Eserin Bağlama İle İcrası:





Verilen 2. Eser : Çamlar Altına


2. Eserin Notası:




DERS 8-9-10

Paylaşım Tarihi:06.11.2008
11.Ders Yayım Tarihi:09.01.2009

Verilen Eser 1.Eser eniz Üstü Köpürür

Eserin Notası:



9. Ders

Verilen Eser: Ayaş Yolları


Verilen Eserin Notası



10.Ders

Verilen Eser:Unutursun Mihribanım


Verilen Eserin Notası:




11.DERS
Yayım Tarihi:06/02/2009
12.13.14.Ders Yayım Tarihi: 08/02/2009

Eserin Notası:

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 660x881 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



Eserin Videosu:




Bugüne kadar temel nota eğitimi ve bir çok eserin bağlamayla icrasını öğrendik.Hocamız sayın Serdar HARMAN ile yaptığımız toplantıda bundan sonra eser öğrenmek yerine egzersizler yaparak parmak ve bilek geliştirme adına çalışmalar yapacağız ve ilk egzersizi sizlerle paylaşıyoruz.Faydalı olması dileğiyle saygılarımızı sunuyoruz.






Mehmet UZER,İlter DURMAZ




Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1134x456 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



20.02.2009








24.02.2009


Sevgili Gönül Dostlarımız,


Geçen ders paylaşımımızda anlattığımız gibi bundan sonra ki çalışmalarımız bir müddet egzersize dayalı çalışmalar olacaktır.Bu dersimizde Hocamız Sayın Serdar HARMAN ilk önce verdiğimiz egzersizin 1.ölçüde ki (DO-RE-Mİ-FA-Mİ-FA-RE-Mİ-DO) nota grubunu çaldırdı.Burada dikkat etmemiz gereken nota sürelerine uyarak çalmak.Dilimizin döndüğünce anlatacak olursak: DO notasına vurup ses tamamlanınca RE ve arkasından sondaki mi notasına kadar aralıksız hızlı birşekilde çalıp en son DO notasını ilk DO notası gibi çalıp bitiriyoruz.

2. ölçüde ki (Sİ-DO-RE-Mİ-RE-Mİ-DO-RE-Sİ) ve
3. ölçüde ki (Sİ-DO-Sİ-DO-Sİ)Burada DO notasını orta telde ki DO notasını kullanarak çalıyoruz.İnce sol notasının yanında ki Nota.(LA-Sİ-DO-RE-DO-RE-Sİ-DO-LA) kısmınıda aynı şekilde çalıyoruz.

NOT 1) BURADA EGZERSİZ YAPMAKLA BİRLİKTE TÜMEVARIM YÖNTEMİNİ KULLANARAK EGZERSİZ ÇALIŞMALARIMIZ BİTİNCE AYNI ZAMAN DA TÜRK HALK MÜZİĞİNDE SEVİLEN BİR ESERİ DE ÖĞRENMİŞ OLACAĞIZ.HOCAMIZ ESERİN ADINI SÖYLEMEDİ AMA SON ÖLÇÜ BİZE HANGİ ESER OLDUĞU HAKKINDA FİKİR VERDİ.

Paylaşımlarımızın yararlı olması dileğiyle saygılarımızı sunuyoruz.


Mehmet UZER,İlter DURMAZ

NOT 2:LÜTFEN TEZENE YÖNLERİNE UYALIM.


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 738x183 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



20.03.2009

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 786x412 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


NOT:
Aşağıda ki video dan izleyerek egzersizi çalışınız ve aşağıdan yukarı ya ALT-ORTA-ÜST tellere dokunarak çaldığımıza dikkat ediniz.

Ayrıca üst teldeki DO notasını baş parmakla ve aynı anda ince LA ile yanında ki (orta tel) notalarını 4 nolu parmak ile kapatarak aynı şekilde çalışınız.

Video:





adresindedir.


21.03.2009

Egzersiz: 1





Not: Bu egzersiz örneğin Hacel Obası ve Mihribanım Eserlerinde

kullanılır.


Videosu:



adresindedir.


Egzersiz: 2





Not: Bu egzersiz böyle olurmu eserinde kullanılır.




ERDAL ERZİNCAN MÜZİK KURSU

Ders : 001
Tarih : 26.04.2009
Yer : Maltepe- ERDAL ERZİNCAN MÜZİK KURSU
Öğretmen : Can ERZİNCAN
Kursiyerler : İlter DURMAZ,Mehmet UZER


Kursa kayıt için gittiğimizde Hocamız bizim seviyemizi öğrenmek ve izleyeceğimiz yol haritasını belirlemek için bir sınıfta bize bağlama çaldırdı ve ilk söylediği ''SİZLERİN KONDİSYON EKSİĞİNİZ VAR dedi.
Biz ise Hocamıza fazla süsleme ve hızlı geçişler yapamadığımızı gayemizin yeni eserler öğrenmek değil bu eksiklerimizi tamamlamak için kursa geldiğimizi belirttik.
Hocamız kesinlikle Nota bilmemiz , günde en az 10 dakika nota çalışmamız gerektiğini,ilk başlarda bize çok karışık gelebileceğini ama zamanla gazete okur rahatlığında nota okuyabileceğimizi anlattı.



NOTALAR


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 702x498 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


Egzersiz No: 001

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 684x546 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın


Çalışma No : 001

Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 787x688 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın



Yukarıda ki çalışma sade şekli ile icra edildi.03.05.2009 tarihinde ki dersimiz de süslemelerle öğretilecektir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder